BAYRAM KİME GELDİ?

BAYRAM KİME GELDİ?

BAYRAM KİME GELDİ?
Sevgili okurlarım,
Eskiden bayram geldi mi, sadece takvimler değişmezdi; evlerin içi de, insanların içi de değişirdi. Bir bayram sevinci sarardı herkesi. Hele çocuklar… Günler öncesinden alınan bayramlıklar itinayla hazırlanır, yeni ayakkabılar yastığın altına konur, sabahı sabırsızlıkla beklenirdi. Bayram sabahı erkenden kalkılır, en güzel kıyafetler giyilir, kapı kapı dolaşılıp büyüklerin elleri öpülür, şekerler toplanır, harçlıklar biriktirilirdi.
Sadece çocuklar mı? Büyükler de aynı heyecanı taşırdı yüreğinde. Uzak şehirlerde yaşayanlar yollara düşer, bayramlaşmak için ana-baba ocağına koşardı. Bayram; birlikti, beraberlikti, hasretti, kavuşmaydı.
Bugün ise dönüp baktığımızda o eski bayramların yerinde bir burukluk var.
Artık dört kişilik bir ailenin büyüklerini ziyarete gitmesi bile neredeyse hayal oldu. Ulaşım masrafları ortada… İnsanlar yol hesaplamak zorunda kalıyor, bayramlaşmayı bile ertelemek zorunda kalıyor.
Emekliler…
Bir zamanlar torunlarının gözünü güldüren o harçlıkları veren büyükler, bugün bırakın harçlık vermeyi, bayramın gelmesini bile istemez hale geldi.
Çalışan kesim için de durum çok farklı değil. “Bayram benim neyime?” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. İşsiz olanın ise zaten bayramdan haberi yok.
Bu durumda insan sormadan edemiyor:
Bayram kime geldi?
Elbette parası olana…
Bayram, imkânı olana geldi.
Ama işin bir de başka tarafı var.
Eskiden mahalle mahalle dolaşan hayırseverler vardı. İftar sofraları kurulurdu. Fakir fukara o sofralarda orucunu açar, dualar edilirdi. Erzaklar dağıtılır, ekmekler paylaşılırdı. O sofralarda sadece yemek değil, umut da paylaşılırdı.
Bu Ramazan’da ise o manzaraları pek göremedik.
Sokaklarda o eski dayanışma, o eski paylaşma ruhu eksikti.
Bugün bir kilo şeker alamayan, torununa harçlık veremeyen insanların olduğu bir yerde bayramdan söz etmek ne kadar mümkün?
Birileri bayramı tatil köylerinde, lüks otellerde karşılarken; diğerleri evinde hesap yapıyorsa, ortada ortak bir bayramdan bahsetmek zorlaşıyor.
Ama yine de…
Her şeye rağmen, insanın içindeki umut bitmemeli. Çünkü bayram dediğimiz şey biraz da gönüldür. Paylaşmaktır, hatırlamaktır, hal hatır sormaktır.
Belki eski bayramlar yok…
Ama eski bayramların ruhunu yaşatmak hâlâ bizim elimizde.
Haydi…
Yine de birbirimizi unutmayalım.
Hayırlı bayramlar… Sağlık olsun.

Önceki Haber Ceyhan Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Aydar’dan Ramazan Bayramı Mesajı
Benzer Haberler